ANSİKLOPEDİK

PUL SÖZLÜĞÜ

 

 

 

 

Türkiye Cumhuriyeti adına Posta Pullarını çıkarma yetkisi 5584 sayılı yasa ile PTT Genel Müdürlüğüne verilmiştir.


            Kuruluş yasa ile kendisine verilen bu yetkiye dayanarak sürekli posta pulları, resmi posta pulları ile anma pulları ve ek değerli anma pulları çıkarmaktadır.


            Sürekli posta pulları ile resmi posta pullarının tirajı ihtiyaca göre belirlenmekte olup, 10 milyon adet ile 100 milyon adet arasında değişmektedir.


            Kuruluşca, pul emisyon programı hazırlık çalışmalarına bir yıl öncesinin Mart ayından başlanmaktadır.

 

 

TÜRKİYE’DE İLK PUL

 
            Türkiye’de bir sivil haberleşme Kurumu kurulmasına yönelik ilk girişim, Sultan II. Mahmut döneminde oldu. Tarihe “Tuğralı Pullar” olarak geçen ilk Türk pullarının üzerinde ise sultan Abdülaziz’in imzasını temsil eden tuğra bulunuyordu. Sultan II. Mahmut, bir kararname yayınlayarak, halkın haberleşme ihtiyacını karşılayacak bir haberleşme teşkilatı kurulması emretti ve 1840 yılında Posta Nezareti kuruldu. İlk posta Kanunu, 16 Kasım 1840 tarihinde yürürlüğe girdi. 1863 yılında, Sultan Abdülaziz döneminde, Posta Nazırı Agah Efendi hükümete posta pulu basılmasını teklif etti. Komisyon da posta pulu kullanılmasını onayladı. İlk Türk pulu, 13 Ocak 1863’te satışa sunuldu.

 

ANMA BLOKU: Bir olayı veya kişiyi anmak için ya da propaganda amacıyla basılan ve üzerine genellikle o olay veya kişiye ait resim ve motifler bulunan pullardır. Zımbalı veya zımbasız bir ila birkaç pulu kapsayan, bütün olarak basılan küçük pul tabakalarıdır.

 

ANMA PULU: belli bir olayı veya kişiyi anmak üzere genellikle o olay veya kişiye ait resim ve motifler basılan pullardır. Başta tarihi, sosyal ve kültürel varlıklarımız olmak üzere, yurtiçi ve yurtdışında meydana gelen önemli olayların 50.,100.,250.,500. ve 1000. yıldönümleri, ünlü kişiler, turizm varlıklarımız, endemik bitki ve hayvanlar gibi konular başta olmak üzere çok çeşitli konuları içermektedir. Kuruluşumuzca bir yıl içerisinde en çok 13 ayrı konuda anma pulu çıkarılmaktadır. Anma pullarının tirajı 600.000 olup, bu miktar sabittir. Anma pulları ile anma blokları satışa çıkış tarihinden itibaren 6 ay süre ile satışta kalmakta, ancak posta da sürekli geçerli olmaktadır.

 

ANTİYE: Posta teşkilatı tarafından çıkartılan ve üzerinde matbu (baskı) pul resmi bulunan, pul dışındaki tüm değerli posta materyaline, posta kartı, zarf ve gazete bantlarının tümüne "antiye" denir.

İngilizce "postal statıonary" fransızca "entıers postaux" ve almanca "ganzsache" olarak adlandırılır.

Antiyeler dünyanın bütün ülkelerinde ilk posta pullarının çıkışıyla beraber, mektup / posta gönderisi yapanlara kolaylık olması için posta idareleri tarafından kullanıma sunulmuşlardır. Antiye kullanan kişi, Ayrı ayrı yerlerden zarf veya kart almak ve pul satın alıp yapıştırmak gibi külfetlerden kurtulmakta ve zamandan tasarruf sağlamaktadır.

Posta hizmetleri yönünden kolaylığı ise; pulun, zarfın ya da kartın herhangi bir bölgesine lalettayin yapıştırılmış olması yerine daima zarf ve kartın pulun normalde yapıştırılması gereken sağ üst köşesinde bulunmasıdır. Bir de dağıtım sırasında yapışkanlı pulun düşmesi ihtimaline karşı antiyelerde bu tip bir sorun yoktur.

Posta hizmetlerinin son derece modernleştiği günümüzde dahi bunların kaldırılmayışı, antiyelerin sağladıkları bu çok yönlü faydalardan ileri gelmektedir.

Dünyada yayımlanan ilk pul katalogları uzun süre antiyeleri gerek tam zarf ve kart olarak, gerekse matbu pul kısmı kesilmiş olarak kategorize etmeye ve değerlendirmeye tabi tutmuşlardır. Zamanla gerek pul çeşitlerinin çoğalması ve gerekse, resimleri beraber tedavül ettikleri pullar üzerinde çoğunlukla aynı renkte bulunan antiyelerin fazlaca yer tutmaları, filatelistler tarafından bunların giderek ihmal edilmeleri sonucunu doğurmuştur.

Son yıllarda yeniden ve büyük merakla aranmaya başlannmış olmaları sonucunda bütün belli başlı dünya katalogları bunlara yer vermeye başlamış veya antiyeler için özel baskılar çıkartmaya başlamışlardır

ANTİYE KOLEKSİYONUNDA

DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Antiyeler damgasız (nöf), kullanılmamış ve postadan geçmiş-temiz okunaklı damgalı olarak koleksiyona konmalıdır. Bazı antiyelerin damgasızı değerli olabileceği gibi, bazılarının postadan geçmişi nadir ve makbuldür.
Damgasız antiyeler, postaneden çıktığı andaki tazeliğinde, temiz, lekesiz ve köşelerinden kesiksiz-orjinal boyutta ve kırıksız olmalıdır.
antiyelerin tirajları nadirliklerini ve dolayısıyla değerlerini belirler.

Damgalı antiyeler için belirlenen değerler ve kriterler, kendi matbu değeri ile postadan geçmiş antiyeler içindir. Antiyenin çıktığı tarihten birkaç yıl sonra, artan posta ücreti sonucunda ek olarak yapıştırılmış pulla postadan geçmiş antiyeler, orjinal matbu baskı değeri ile postadan geçmiş olanlardan göreceli olarak daha az değerlidir denilebilir.

Bazı antiyelerde özel gün damgaları kullanılmış olabilir.  Keyfe göre damgasız ve damgalısının yanına üçüncü bir örnek olarak konabilir.ayrıca antiyelerin posta çıkışlarında kullanılan oval,batone vs gibi çeşitli damgalar ve sansür mühürleri antiye'nin normal değerinin dışında ekstra olarak değerlendirilir,posta tarihini ilgilendirir.

Antiyelerde klişelerden kaynaklanan ufak tefek ebat farkları olabilir, Bunlar aynı emisyon içindeki varyeteler olarak değerlendirilebilir.

En büyük zorluklardan biri renkler ve bilhassa kart ve zarfların karton ve cinsini tanımakta ortaya çıkabilir. Zira farklı karton, kağıt ve renkler kataloglarda farklı numaralandırılıp, değerlendirilir. Bunları tanımak için kişinin elinden biraz örnek geçmesi icab eder ki bu da koleksiyonerliğin önemli "olmazsa olmazı" sabır gerektirir.

Antiye koleksiyonları ve katalogları:  

Antiyelerinizi alman leuchtturm firmasının "optima" gibi lüks, föylü klasörlerinde saklayabileceğiniz gibi, gene leuchtturm'un fdc ve antiye albümlerini kullanabilir,

Koleksiyonlarınızı zevkle seyredip gelecek nesillere güvenle ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

Osmanlı ve TC antiye koleksiyonu için pulko 2007 ve isfila 2008 kataloglarını mutlaka edinmeniz gerekecektir. Bu kataloglarda tüm antiyeleri resimleri, tarihleri ve güncel değerleriyle bulabilirsiniz.

Antiye kullanan kişi, ayrı ayrı yerlerden zarf veya kart almak ve pul satın alıp yapıştırmak gibi külfetlerden kurtulmakta ve zamandan tasarruf sağlamaktadır

 

ARTI DEĞERLİ ANMA PULLARI;  PTT tarafından yılda iki kez çıkarılan pullardandır. Bu pulların üzerinde yer alan artı değerler posta ücretlerinin ödenmesinde geçerli olmayıp, bu değerlerin tutarı 9.6.1958 gün ve 7127 sayılı yasa gereği yılsonunda Kızılay ile Sosyal Hizmetler, Çocuk Esirgeme Kurumuna ödenmektedir. Bu pullarda satışa çıkış tarihinden itibaren takip eden yılın sonuna kadar satışta kalmaktadır. Artı değerli pullar ile anma bloklarının tirajı 300.000'dir.

 

BLOK: Birbirinden ayrılmamış, üst üste veya yan yana en az 4 pulun meydana getirdiği gruptur.

 

BÜYÜTEÇ: Pulların hasarlı veya parmak izi olup olmadığı konusunda faydalanılan araçtır.

 

DANTEL: Perforaj işlemi sonrasında pulların kenarlarında meydana gelen dişlerdir.

 

DEĞER: Postada kullanılan değerli kağıtların üzerlerinde belirtilen para tutarı veya bir serideki pullardan biri.

 

EK DEĞERLİ PUL: Yılda iki kez ( Türkiye için geçerli) çıkan bu pulların nominal değerlerine + işaretiyle bir değer daha ilave edilir. İlave edilen bu değerin % 75 i Kızılaya % 25 i Çocuk Esirgeme Kurumuna yardım amacıyla ödenmek içindir.

 

EMİSYON: Bir değerli kağıdın veya pulun tedavüle çıkarılması.

 

ERÖR: Değerli kağıtların basımı veya zımbalanması sırasında meydana gelen hatadır.

 

ESE: Baskı durumunu pulu bastıran kuruluşa göstermek için hazırlanan provalardır. Eseler yalnızca PTT müzesi veya arşivlerinde bulunur, satılmazlar.

FİLATELİ: Pul koleksiyonu demektir. Posta pulları, dünyada ilk kez 06 Mayıs 1840 tarihinde İngiltere'de kullanılmıştır. Ülkemizde ise 13 Ocak 1863 tarihinde kullanılmaya başlamıştır. Posta pulları aynı zamanda koleksiyon amacıyla da kullanılmaktadır.

Posta pulları bir ülkenin kültürel, politik, turistik ve ekonomik propagandasını yapar. Bayrak gibi toprak gibi bağımsızlık sembolüdür.

FİLATELİST: Posta Kartı veya pul maddelerin koleksiyonunu yapan kişi.

FİLATELİK SERGİ: Yukarıda açıklanan esaslara göre hazırlanmış koleksiyonların özel salonlarda sergilenmesi filatelik sergidir.

FİLİGRAN: Pulların kâğıdında bulunan ve ışığa tutulduğunda görülen yazı, çizgi, şekil veya motif gibi özel bir belirtidir. Pulun sahtesinin basılmasını önlemede kullanılır.

 

FİSKAL PUL: Harç Pulu, Damga Pulu veya Yardım Pulu harç, vergi, resim ve bağış benzeri ücretlerin toplanması için kullanılan yapışkanlı bir etiket çeşididir. Posta pullarına benzeseler de postada kullanılmak amacı ile değildirler ve posta damgaları ile damgalanmazlar. Buna karşılık fiskal pullarda çeşitli damgalar ile veya imzalanarak veya delinerek tekrar kullanılmamaları için iptal edilirler. Fiskal pulların büyük bir kısmı halen kataloglarda bulunmamaktadır.

Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu (ÇEK), ve Türk Hava Kurumu (THK) yardım pulları fiskal özellikte olmakla birlikte kanun gereği 1958 yılına kadar belirli zamanlarda zorunlu olarak posta gönderilerinde kullanıldığı için filatelik değer kazanmışlardır. Zorunlu olarak postada kullanılan Milli Müdafaa pulları çıkarılmıştır, bunların postada kullanılması zorunlu tutulduğu için filatelik değer kazanmışlardır. Fiskal pulların kullanımı posta pullarında önce başlamıştır ve posta pullarının başarıya ulaşması ile 19. yüzyılda yaygınlık kazanmışlardır. Fiskal pulun varlığı gerekli ücretlerin ödendiğini gösterdiği için devlet yönetimi için büyük bir kolaylık sağlıyordu, bu da yaygınlaşmasında önemli olmuştur. 21. yüzyılda bilgisayarlaşma ile ödemelerin takibi kolaylaştığı için fiskal pulların kullanımının hızla azalması beklenebilir.

Dünya çapında basılan çok çeşitli fiskal pulların büyük bir kısmı halen kataloglarda bulunmamaktadır, Türkiye içinde benzer bir durum söz konusudur. Yakın dönemde fiskal pullara karşı artan ilgi nedeni ile Türk fiskal pullar içinde kataloglar çıkarılmaya başlamışsa da henüz bütün fiskal pulların kataloglarda olduğu söylenemez. Ülke çapında kullanılan fiskal pullar olduğu gibi yerel olarak basılan ve kullanılan pek çok fiskal pul olduğu bilinmektedir.

Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu (ÇEK), ve Türk Hava Kurumu (THK) yardım pulları fiskal özellikte olmakla birlikte kanun gereği 1958 yılına kadar belirli zamanlarda zorunlu olarak posta gönderilerinde kullanıldığı için filatelik değer kazanmışlardır. Benzeri şekilde İkinci Dünya Savaşında devlete kaynak sağlayabilmek için zorunlu olarak postada kullanılan Milli Müdafaa pulları çıkarılmıştır, bunların postada kullanılması zorunlu tutulduğu için filatelik değer kazanmışlardır.

FLAM: Ücret ödeme makinelerinde tarih damgasının yanına basılan 3,3 x 4,4 cm. boyutunda, dörtgen şeklinde olup, içinde reklam, slogan vb. bulunan reklam veya resimlerdir. ( 3.3 X 4.4 cm. )

 

FİLİGRAN: Işığa tutulduğunda belirginleşen şekil resim yazı imza desen vb.  işaretlerdir.Hangi pulda hangi filigran olduğu kataloglarda tarif edilmiştir.

     

 

This "Crown & CA" (for "Crown Agent") watermark was standard for postage stamps of the British colonies from the 1880s to the 1920s.   

 

 

FORMA: Pul üzerindeki resmin marj hariç mm olarak boyutu.

 

FÖY: Pulların sergilenmesi, saklanması için özel olarak hazırlanmış, üzeri kareli veya düz olan karton sayfalardır.


FÖYYE: Üzerinde dantelli veya dantelsiz bir veya birkaç pul basılmış olan ve kenarlarında çoğu zaman yazılar taşıyan küçük pul tabakasıdır.

 

HAWID (HAVİD): İçine pul konulması için hazırlanmış ön yüzü saydam, arka yüzü zamklı özel zarf veya kılıflardır. Pullar bunların içine konarak föylere yapıştırılır.

 

İLKGÜN DAMGASI: Pulların tedavüle çıkarıldıkları gün, basılan ve üzerlerinde konuya ait yazı ve motifler bulunan tarih damgalarıdır.

 

İLK GÜN DAMGALI ZARF: Üzerlerine bir anma veya sürekli pul serisi yapıştırılıp konuya ait ilkgün damgası ile damgalanmış,

KATALOG: Pullar hakkında fiat, renk, ebat, tiraj gibi bilgiler içeren yayınlardır.

 

KLASİK VEYA ÜLKE KOLEKSİYONU: Bir ülkeye ait pulların belli bir tarihten başlayarak, eksiksiz olarak çeşitli şekil, zarf, blok v.s. olarak biraraya getirilmesi.

 

LEJAND: Pul üzerindeki yazılara denir.

 

MARJ: Pul tabakalarının ve anma bloklarının kenarlarında veya pulların çerçeveleri dışında kalan baskısız kısımlardır.

 

MAKSİMUM KART: Üzerinde büyütülmüş olarak bir posta pulundaki resim bulunan ve ayrıca basılmış veya yapıştırılmış olarak pulun kendisini taşıyan özel damgalı filatelik kart.

Milli Müdafa pulu İkinci Dünya Savaşı döneminde devlete ek gelir sağlamak için posta gönderilerinden alınan vergilerin ödenmesinde kullanılan pullara verilen addır.

 

İkinci Dünya Savaşı sırasında kaynak sağlamak amacı ile 1-6-1941 tarihinden itibaren kullanılmasına karar verilen Milli Müdafaa puları hazırlanana kadar kullanılan pullardan birisi olan 1 kuruşluk viyole Harç Pulu bu zarfta doğru şekilde kullanılmış. Bu pul fiskal amaçla bastırılmasına rağmen iki ay gibi bir süre ile filatelik değer kazanmış ve M1 kodu ile İsfila 2008 kataloğunda 192. sayfada yer almayı hak etmiş.

 

 

Buna karşılık Pulhan kataloğunda görüntülediğim sayfanın altında fiskal amaçla ve gümrük işlemlerinde kullanılmak üzere bastırıldığı belirtilen Milli Müdafaa ,İsfila 2008 kataloğunda M7-M8-M9-M10-M11 kodları ile yer almışlar ama bu pulların filatelik değeri olup olmadığı tartışılabilir.

 

Posta pullarına ek olarak milli müdafaa pullu zarf:

28 Mayıs 1941 tarihli ve 4040 sayılı kanun ile posta gönderilerinden "Milli Müdafaa" için katkı sağlanması amacı ile vergi alınmasına karar verilmiştir. Milli Müdafaa vergisinin alımı için Damga Matbaasına 1.2.3.5 ve 10 kuruştan oluşan beş pulluk bir seri pullar sipariş edilmişse de pullar ancak birkaç ay sonra kullanıma sunulabilmiştir. Bu süre boyunca söz konusu verginin tahsil edilmesi için posta gönderilerine harç ve damga pulu yapıştırılmıştır.

Kanun ile getirilen kullanım tarifesi kartpostal ve adi mektuplardan 1 kuruş, taahütlü mektuplardan iki kuruş, iadeli taahütlü mektuplardan üç kuruş telgraflardan ise toplam ücrete göre 5 kuruştan 20 kuruşa kadar değişen ücretler şeklindedir.

27 Mayıs 1942 tarihinde Milli Müdafaa vergisinin iki katına çıkarılması üzerine 2 kuruşluk pul tekrar basılmış ayrıca 4 kuruşluk bir pul daha çıkarılmıştır.

17 Şubat 1947 tarihli ve 5004 sayılı kanun ile Milli Müdafaa pullarının kullanımı 1 Nisan 1947 tarihinde sona erdirilmiştir.

MOTİF KOLEKSİYON: Pulların çıkış amaçlarına göre – sadece ilgili pullar bir araya getirilmeleridir.

 

Mor ışık izleri

Bazı pullar mor ışıkta görülebilen izlere sahiptir.

 

 

benzer olarak belli açılardan görülebilen izlerde olabilir.

 

 

NORMAL DAMGA: Pullar postada ancak bir kez kullanılırlar. Bunu sağlamak için pullar yapıştırıldıktan sonra posta damgasıyla iptal edilir.

 

NÖF: Damgasız.

 

ÖZEL GÜN DAMGASI: Anma pulu çıkarılmamış bazı önemli olaylar için her hangi bir pul yapıştırılmış zarfa, o günü hatırlatan ve konusuyla ilgili vurulan damgadır.

 

ÖZEL GÜN ZARFI: Üzerlerine yapıştırılan pula özel bir filatelik damga basılan, damga konusu ile ilgili yazı ve motifler taşıyan özel zarflardır.

 

PERFİN:

Pul kullanımının güvenli olması, gönderen kişinin kesin belli olması, hırsızlığın önüne geçilmesi vb. sebeplerle belirli kişi ve kurumlar tarafından özel işaret ve simgelerin pul üzerine delinmesi ile oluşmuştur.

 

   

 

 

PERFORAJ: Tabakalardaki ve anma bloklarındaki pulların birbirinden kolay ayrılabilmeleri için aralarının zımbalanması işlemidir.

 

PORTFÖY: Bir anma pulu için bastırılan ve içinde söz konusu anma pulu, bununla ilgili ilkgün zarfı, kart veya öbür yayınların olduğu Filatelik dosya.

 

POSTA KARTI: Üzerinde 'POSTA KARTI' ibaresi taşıyan, alınacak ücreti gösterir pul baskısı bulunan, resimli veya resimsiz kartlardır.

 

POŞET: İçinde monte edilmiş bantlar olan ve posta pulu konulabilir plastik muhafaza.

 

Pul: Ön yüzünde çeşitli resim, şekil veya motifler basılmış, arka yüzüne özel bir zamk sürülmüş kare, dikdörtgen, üçgen, altıgen, yuvarlak, simetrik ve asimetrik veya benzeri şekillerde hazırlanmış, çeşitli büyüklüklerde olabilen, değerli bir kâğıttır.

Pulun ön yüzünde, ait olduğu ülkenin adı ve para birimine göre değeri yazılıdır. Bu değere 'Nominal Değer' denir. Bazı ülke pullarında, ülke adı ve pulun nominal değeri başka dil ve alfabede de yazılabilir.

 

PUL DEFTERİ/PUL ALBÜMÜ: Pulların muhafaza edilmesi için gerekli olan en önemli malzemedir. Pullar albümlere, konularına, piyasaya sürüm tarihine ya da ülkelerine göre yerleştirilir.

 

PUL EMİSYON PROGRAMLARI; PTT tarafından yıllık olarak hazırlanmaktadır. Programda yer alacak konuların seçiminde Bakanlık, Genelkurmay, Üniversite, vakıf ve derneklerden, kamu kurumlarından alınan çeşitli öneriler ile şubemizin tespit ettiği önemli olayların yıldönümleri ve çeşitli konular, oluşturulan bir komisyonda değerlendirildikten sonra son şeklini almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına bağlı bakanlık onayından sonra kesin şeklini alan pul sürüm programı yurtiçi ve yurtdışındaki filatelistler ile posta işyerlerine duyurulmaktadır.

Daha sonra, satışa çıkış tarihine göre pulların resimleri hazırlanmaktadır. Pul resimlerinde slayt, fotoğraf gibi materyaller yanında çoğunlukla ressamlar tarafından yapılan resimler ve grafikler kullanılmaktadır. Pulların resimlerinin hazırlanmasında yararlanmak amacıyla, pul çıkarılması için talepte bulunan kuruluşlardan konu ile ilgili doküman sağlanmaktadır. Pullar yanında Kuruşumuzca ilk ve özel gün zarfları da hazırlanarak satışa sunulmaktadır. Diğer bir hizmetimiz ise ilk ve özel gün damgalarıdır.

 

PULLARIN KONDİSYONLARI

 

Özellikle pul koleksiyonuna yeni başlayanlar için pulların kondisyonları ve genel tanımlamaları resimli örnekler ile daha iyi anlaşılacaktır.

 

Dantel:

Pullar Dantelsiz, belli ölçülere göre düzenli dantelli ve muhtelif şekillerde düzensiz dantelli olabilmektedir.

 

Dantelsiz pullar arasında ayırma çizgisi bulunabileceği gibi resimdeki pullar gibi ayırma çizgisi olmayabilir. Resimde zemindeki kağıt rengi ayırma çizgisi görevi görmektedir. Ayırma çizgisi var ise pul bu çizgilerden ihtiva edenleri daha çok tercih edilir. Pullar kesilerek birbirinden ayrıldığı için düzgün kesimli pullar tercih edilmelidir.

     

   

 

Düzensiz dantelli (çeşitli çentikler, dikiş makinesi vb. şekillerde dantel oluşturulmuş, bazı kenarlarda oluşturulmamış ya da sahteciliği zorlaştırmak amaçlı düzensiz danteller olabilmektedir)

 

 

Düzenli dantelli pul. Düzenli dantelli pulda tırtıkların tamamı kusursuz bir şekilde bulunmalı, eksik kısa tırtık bulunmamalıdır. Dantel ölçüsü odontometre ile 2 cm. deki delik sayısı olarak ölçülür.

 

Pul resminin tüm kenarlara göre ortalanmış olması gereklidir. Fazla kaymalar erör sınıfına girer. hatalı dantel açmaktan kaynaklanır.

 

Renkleri canlı ve solmamış olması gerekir.

Resimde soldaki pul renklerini nispeten kaybederek kağıdı hafif sararmış iken sağdaki pul renkleri canlı ve parlaktır.

 

 

PUL PENSİ (Pul maşası): Pulları tutup deftere veya albüme yerleştirmek için kullanılır.

 

RESMİ POSTA PULLARI; genel bütçeye giren dairelerle katma ve özel bütçeli dairelerin, belediyelerin ve bunlara bağlı idare ve kurumların postaya verdikleri her türlü posta gönderilerinin ücretlerinin ödenmesinde kullanılmak üzere 5584 sayılı Posta Kanununun 21 maddesi gereğince bastırılan pullardır.

 

SANTRE: Pul resmini çevreleyen çerçevenin (formanın) pul kâğıdının tam ortasına basılmasıdır.

 

SERİ: Aynı ad altında çıkarılan pulların her değerini içine alan takıma denir.

 

SÜREKLİ POSTA PULLARI; posta gönderilerinin ücretlerinin ödenmesinde kullanılmak üzere bu isim altında ve çok sayıda ve çoğunlukla iki renkli olarak bastırılan pullardır. bu pullarda başta Atatürk olmak üzere, Türk Meşhurları, Anadolu bitkileri, kır çiçekleri ve benzeri konulara yer verilmektedir.

 

SÜRŞARJ: Pulun değerini değiştirerek veya değiştirmeden başka bir olayı anmak veya pulun çıkarılış amacını değiştirmek için üzerlerine yeni yazılar, rakamlar veya motifler basılması işlemidir.

 

Şarniyel:

 

Pulların arkasına yapıştırılmış kağıt parçalarıdır.Eskiden pul defterleri olmadığı için bir yere asmak yada bir zemine yapıştırmak amaçlı kullanılmıştır.Eski pullarda çok görülmektedir.

 

 

 

Şarniyel izli (şarniyeli bir şekilde çıkartılmış ama zamkta izi kalmış pullar)

 

Çok hafif şarniyel izli :(Şarniyeli çok iyi bir şekilde çıkartılması başarılmış ancak yinede çok çok az şarniyel izi kalmış pullar. Bu pullarda şarniyelli sınıfındadır)

 

TAKSE PULU: Postaya verildiği gün ücreti ödenmemiş veya eksik ödenmiş posta gönderilerinin alıcılarından veya gerektiğinde göndericilerinden alınan ücretler için kullanılan pullardır. Bu pullar başka posta hizmetle-rinde kullanılmazlar.

 

TEMATİK KOLEKSİYON: Belli bir plana göre yapılan düzenlemedir. Pulların üzerindeki resim, şekil ve konular esas alınarak – belli bir konu işlenerek yapılan koleksiyondur. (Örnek, müzisyenler, kuşlar, böcekler, çiçekler gibi.

 

TEMATİK PUL: Kuş, çiçek, spor, meşhur adamlar, şehirler, tablolar, otomobiller gibi belli konuların resimlerini taşıyan pullardır.

 

TET - BEŞ: Birbirine ters olarak basılan birbirinin aynı iki puldur.

 

TİRAJ: Pul ve değerli kâğıtların baskı adedi.

 

UÇAK PULU: Posta ücret tarifesinde uçakla gönderilecek posta maddeleri için öngörülen ücretlerde bastırılan ve üzerinde havacılıkla ilgili resimler bulunan pullardır.

 

VARYASYON:

 

Alttaki resimde görülen pulun katalog numarası yvert kataloğunda 766 numara iken bone üzerinde nokta bulunuyorsa pulun numarası 766-a olmakta ve değeri değişmektedir.Bir çok ülkenin bir çok pulunda bu tür varyasyonlar gerek desende, gerek fosfor bantlarında gerek zamklarında gerekse diğer bir çok farklı şekilde pullar varyasyonlara ayrılmaktadır.Kataloglarda varyasyonlar büyük şekillerle ayrıntılı gösterilir.

Varyasyonu erördan ayıran husus pul bir süre bir şekilde basılırken daha sonra diğer şekilde basılmış ve çok sayıda pul bu şekilde çıkmış olmalı ayrıca katalogda varyasyon olarak kabul edilmiş olması gereklidir.Erörlerde ise hatalar çok seyrek olmakta az sayıda pulda meydana gelmektedir.

platea.jpg (41304 bytes)

 

VARYETE: Bir pulun değişik şekillerde basılmasıdır. Erörden farkı PTT'nin kontrolü altında yapılmasıdır.

 

Zamk:

 

 

 

Pulun zamkı her yönüyle kusursuz derecede düzgün, herhangi bir iz leke vb. olmamalıdır.

 

Bu pulun zamkı düzgün olmasına karşın pulda lekeler ve pulun ortasında boydan kat izi vardır.

 

Bu pulda da çeşitli lekeler bulunmaktadır.

 

Bu pulda defterde uzun süre baskı altında kalarak yada sıcaktan zamkı deftere yapışmış ve çıkartırken defterden parçalar kopartmış.

Özellikle aşırı sıcak ülkelerde zamkın kolaylıkla eriyip yapışmaması için özel zamk kullanılabilmektedir.İlk bakıldığında zamksız izlenimi veren bu pullarda zamk olup olmadığını anlamak oldukça zordur.Ancak çok hafif ıslatılarak zamk olup olmadığı belli olabilir ancak bu kontrol zamka zarar verebilir.

 

Yukarıdaku pulda görüldüğü gibi özellikle çok eski pullarda zamanın etkisinden zamkta çatlamalar meydana gelmiş olabilir.Bu çatlaklardan başka bir kusuru olmayan zamk yaşı itibariyle kabul görebilir.

Çok yaygın olarak görülen parmak izi hatası. Pullar maşa ile tutulmadığı için zamklara parmak izleri geçmektedir.

 

Pullar yıkanması suretiyle zamksız olabilir (damgalı da damgasız da olabilir) .Ayrıca yeniden zamklanmış olabilir.Orjinal kendi zamkı olması tercih edilmelidir.

 

 

DÖRT DİLDE PUL SÖZLÜĞÜ

Türkçe

English

Français

Deutsch>

Açıklık

distance

distance

Entfernung

açılış

inauguration

inauguration

eröffnung

adet number

number

nombre

ziffer

alt

bottom

bas

inferieur unten

anma

commemorate

commemoration

gedachtnis

aralık

interval

space intervalle

abstand

arka

back

verso

rückseitig

arkası

the back

le verso

rückseite

arkasında

at the back

au verso

auf die rückseite

aşağı

low

bas

unten

aşağı düşük

lower

plus bas

untener

ay (hilal)

crescent

croissant

halbmond

ayak ayağa

foot-to-foot

base contre base

fuss zu fuss

bandrol

banderole

banderolle

bandroll

bandrolsuz

without band

sans bande

ohne bandroll

baskı

printing

impression

druck

başbaşa

had-to-had

tete condu tete

kopf zu kopf

bir,iki,üç

one,two,three

un,deux,trois

ein,zwei,drei

bir yönde

in one direction

sur un direction

im eine richtung

Bir arada,bitişik

se-tenant

se-tenant

zusammen

bordür

border

bordure

bordur

büyük

big,great

grand

gross

cumhuriyet

republic

republique

republik

çap

diameter

diametre

diameter

çok renkli

multi-colcured

multicolore

mehrtarbig

damga

mark

cachet

poststempel

dantel

perforation

dentelure

zahnung

Dantelsiz

imperforate

non dentele

ungezahnt

çerçeve

frame

cadre

einfassung

çift

pair

paire

paar

çift baskı

double-impression

double-impression

impression double

düşey

vertical

vertical

vertikal

eksik,noksan

 

without sans ohne ese

essay,proof essai

prüfung,probe

harç pulu

revenue stamp

revenue stamp

timbre

fiscal

stempelmarke

stempelmarke

stempelmarke

inner,

inside interieur

inner

ilk gün

 

first day 

premier jour

erste tag

ince kağıt

thin paper

papier mince

dünn papier

ipek kağıt

tissue paper

papier pelure

seidenpapier

ipek çizgi

silk-thread

fil de soie

seidenfaden

kalın

thick

epais,

gros dick

kalıp

mould

moule

matrize

kapalı

closed

terme

geschlossen

karma

compound

compose

vermischt

karne

bookled

carnet

heftchen

kenar

border

margin bord

marge rand

kesik

cuted

coupe

schnitt

kısa

short

court

kurz,knapp

kısmen

partly

en partie

teilweise

kıvrık

curved

courbe

gewölbt

köşe

corner

coin

ecke

küçük

small

petit

klein

Matbua pulu

 

newspaper stamp

timbre pour journaux

zeitungsmarke

mektup

letter

lettre

brief

mevcut

existing

existant

gibtes

mühim

important

important

important

nokta

point

point

punkt

orta

center

milieu

mitte

pul

stamp

timbre

mark

rakam

figure

chiffre

zahl

ranverse

inverted

renverse

kopfstehender

resim

illustration

figure

bild

sağ

right

recht

recht

şeffaf

transparent

transparent

transparent

seri

set

serie

satz

küçük seri

short set

courte  serie

kleine satz

Sol

left

gauche

links

sürsarj

surcharge

surcharge

aufdruck

tabaka

plate

planche

bogen

tarih

date

date

datum

tetbeş

tete-beche

tete-beche

kehrdruck

uçak

aeroplane

avion

flugzeug

uzun

long

long

lang

üçköşe

triangle

triangle

dreieck

üst

upper

superieur oben

oben

üzerine

on sur

Aufve and

et und

yan

side

cote

seite

yatay

horizontal

horizontal

horizontal

yazı

writing

ecriture

schrift

yerine

instead of

au lieu de

anstatt

yıl,sene

year

an,annee

jahr

yıldönümü

anniversary

anniversaire

jahrestag

yuvarlak

round

rond

rund

yüz

hundered

cent

hundert

ön yüz

face

face

vorderseite

Zamk

gum

gomme

klebstoff

zarf

cover

enveloppe

Brief

Zemin

ground

fond

Hintergrund

 

1897 Türk-Yunan Savaşı (TESELYA SAVAŞI)

Tesalya savaşlarının aslı Girit adası olayları ile başlamıştır,


1894 Haziran'ında Rumlar Halepa Sözleşmesi'nin uygulanmasını ve Girit adasına Hıristiyan vali atanmasını istediler. Osmanlı Devleti, 1895 Mayısı'nda Kara Todori Paşa'yı adaya vali olarak atadı fakat paşa Girit’teki karışıkluğı gideremedi.Bunun üzerine ertesi yıl, onun yerine Girit valiliğine getirilen Turhan Paşa da bu hususta büyük bir başarı sağlayamadı.Bütün bu çabalara rağmen, Hanya, Kandiye ve Resmo'da olaylar önlenemedi. Rumlar, Türklere karşı vahşi bir terör uygulamasına girişmişlerdi. Yunanistan'dan yardım gören çeteler Türk köylerini ve hatta kasabalarını saldırmaya başladılar. Bu arada, Sultan II. Abdülhamid asilere karşı harekete geçerek, Avrupalı büyük devletler müdahale etmeden olayların bastırılması için adaya on altı tabur asker gönderdi.Büyük devletlerin elçileri de kendi aralarında anlaşarak Osmanlı Hükûmeti'nden Halepa Sözleşmesi'nin uygulanmasını ve Ada Genel Meclisi'nin toplanmasını istediler. Sultan bunun üzerine Avrupa devletlerinin baskısı üzerine, Halepa Sözleşmesi'nde tespit edilmiş olan bütün maddeleri uygulamaya hazır olduğunu ifade ederek adada genel af ilan etti. Sisam'ın eski prensi Georgis Beroviç'i de vali olarak atadı.
Ancak Rumlar, bununla da yetinmeyerek yeniden ayaklandılar. Girit'teki Türkler de Rumlara verilen imtiyazları kabul etmeyerek Babıâli'nin bu tutumunu protesto için 4 Şubat 1897'de ayaklandılar; böylece Girit adasında bir iç savaş başlamış oldu. Osmanlı Devleti, büyük devletlerin karşı çıkması üzerine adaya yeni askeri birlikler gönderemediğinden olayları kontrol altına alamadı.


Bu arada, Balkanlar'da yeni bir bunalımın çıkmasını istemeyen Avrupa devletleri, İstanbul ve Atina'ya bir savaşa yol açmamaları için baskı yapıyorlardı. Fakat Yunanistan bir yandan Girit'e asker gönderirken, bir yandan da Yunan ordusunu seferber hale getirmekte ve Teselya sınırına yığınak yapmaktaydı. Buna karşılık Osmanlı Devleti de askerî hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyordu. OsmanlıYunan ilişkilerinin bu şekilde gerginleşmesi üzerine İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya devletleri, Girit'e ortak bir donanma göndermeye karar verdiler
14 Şubat 1897'de Albay Timalen Vasos komutasındaki bir Yunan birliği Yunan kralı adına işgal için Girit'e çıktı. Albay Vasos, 16 Şubat 1897'de Yunan kralı adına adayı Yunanistan'a ilhak ettiğini bildiren bir beyannâme yayınladı. Yunan Başbakanı Deliyanis de Yunan Meclisinde Girit'in Yunanistan'a ait olduğunu resmen açıklamıştı. Osmanlı Devleti, olayı şiddetle protesto etti. Büyük devletler de 2 Mart 1897'de Yunan Hükûmeti'ne müşterek bir nota vererek, 6 gün zarfında Girit'ten askerini ve harp gemilerini geri çekmesini, aksi takdirde şiddetli tedbirlere başvurulacağını bildirdiler. Yunan Hükûmeti ada sularındaki savaş gemilerinin bir kısmını geri aldı ise de Rumları "Türklerin fanatizmi"ne terk edemeyeceği için adadan askerlerini çekemeyeceğini açıkladıBunun üzerine büyük devletler, 21 Mart 1897'de Girit'i kuşatarak adada özerk bir yönetim kurulduğunu açıkladılar. Ertesi günü de adaya asker çıkartıp Girit'i geçici olarak işgal ettiler.



TESALYA (YUNANİSTAN) SAVAŞI PULLARI (21-4-1898)

Bu durum Yunan kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı. Etniki Eterya'nın etkisi altında bulunan Yunan Hükûmeti ve kamuoyu, Osmanlı Devleti'ne savaş açılmasını istemeye başladıGirit'teki hareket serbestisi kısıtlanan Yunanlılar bu sefer Teselya sınırında ihlal ve tahrik eylemlerine başvurarak, Osmanlı Devleti'yle harp isteyen kamuoyunun Makedonya'ya dönük ihtiraslarını gerçekleştirebileceklerini düşünüyorlardı. Etniki Eterya'nın ajanları vasıtasıyla ayaklandırılacak olan Makedonya Rumlarının yanısıra Balkanlar'da bulunan diğer topluluklar da Osmanlı Devleti'ne savaş açacaklar, Yunanistan da bu yolla zafer elde edebilecekti. Bu planı gerçekleştirmek için Yunan subayları komutasındaki çeteler, Osmanlı sınırına tecavüze başladı. 9-10 Nisan 1897'de Kalabaka'da Osmanlı sınırını on beş kilometre kadar geçtiler. Ancak Osmanlı kuvvetleri karşısında tutunamayarak Yunanistan topraklarına geri çekilmek zorunda kaldılar.
Yunan saldırılarının devamı üzerine Yıldız Sarayı'nda toplanan meclis savaşa karar verdi. On beş dakika sonra da padişahın, meclisin kararını onaylaması üzerine orduya savaş emri verildi. Bu sırada Yunan ordusunun eşkiya saldırısı süsü vererek hududu geçtiği haberi geldi. Böylece 17 Nisan 1897'de Osmanlı-Yunan savaşı başladı.

Savaş başladığı sıralarda devletlerarası politik durum Osmanlı Devleti'nin lehineydi. Yunanistan, büyük devletlerin uyarılarını dinlememiş ve barışı bozan taraf olmuştu. Makedonya'da büyük bir Yunanistan devletinin kurulması, öteki Balkan devletlerinin çıkarlarına ters düşüyordu. Bu sebeple Bulgaristan, Sırbistan ve Avusturya, bu arada Yunanistan'ın o tarihlerde daha fazla büyümesini istemediklerinden İngiltere ve Fransa tarafsız kalacaklarını bildirmişlerdi. Almanya da yeni yeni politik ve ekonomik ilişkilerini geliştirdiği Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünden yanaydı. Rusya ise bütün bu devletlere karşı çıkarak Yunanistan'a tek başına yardım edemezdi. Böylece Osmanlı Devleti ile Yunanistan yalnız olarak karşı karşıya kalmışlardı.


Türk-Yunan savaşı, bu ortam içerisinde 18 Nisan 1897'de fiilen başladı. Ethem Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Yunanlıları, arka arkaya yenilgiye uğratarak Yenişehir ve Tırhala'yı ele geçirerek geri çekilmeye mecbur bıraktı. Sonucu kesin olarak tayin eden savaş ise, 15-17 Mayıs 1897'de Dömeke'de yapıldı. Burada Türk ordusu Yunanlıları kesin ve ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu yenilgiden sonra Yunan ordusu hızla geri çekilmeye başlamış, halk dehşet içinde kalmış, hükûmet ise ne yapacağını şaşırmıştı. Önünde artık ordu diye birşey kalmamış olan Türk askerinin Yunanistan'ı baştan başa işgal etmesine ve başkent Atina'yı ele geçirmesine hiçbir engel kalmamıştı.


Yunanlıların bu kadar ağır yenilgi almasından hoşlanmayan Avrupalı devletler, savaşı bir an önce bitirmek için Osmanlı Devleti'ne müdahâle etmeye başladılar. Bu arada Yunanistan'da da iktidar değişikliği olmuş, yeni Yunan Hükûmeti de Avrupalı devletlere ve sonra da Rusya'ya başvurarak mütareke yapılmasının sağlanmasını istemeye başlamıştı. Bunun üzerine, Rus Çarı, Sultan II. Abdülhamid'e telgraf göndererek savaşın durdurulmasını istedi. Abdülhamid ise ateşkes şartlarının oluştuğuna kanaat ederek, Türk ordusunun nihâî taarruza hazırlandığı sırada mütareke yapılması için emir verdi (20 Mayıs 1897). Yunanlıları kendi elleriyle hazırladıkları kötü durumdan yine büyük devletlerin müdahaleleri kurtarmış oldu.


Avrupalı devletler ve Rusya, Babıâli ile Yunanistan'ı harp hususunda başbaşa bıraktıkları halde barış şartlarının tespiti için devletlerarası bir konferansın toplanmasını istediler. Bu maksatla 3 Haziran 1897'de toplanan "İstanbul Konferansı"'na, Osmanlı Devleti'nin temsilcisi ile Yunanistan adına hareket eden Almanya, Avusturya, Fransa, İngiltere, Rusya ve İtalya'nın İstanbul elçileri katıldılar. Dört ay süren görüşmelerden sonra 18 Eylül 1897'de, Teselya sınırındaki bazı düzeltmeler dışında genel hatlarıyla savaştan önceki statüyü esas alan bir önbarış imzalandı


Yunanistan'ın bu esasları kabul etmesi üzerine de Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında 21 Ekim 1897'de İstanbul'da ikili barış görüşmelerine başlandı. Kesin barış antlaşması ise 4 Aralık 1897'de imzalandı. On altı maddeden meydana gelen İstanbul Antlaşması'na göre

1- Türk ordusu tarafından ele geçirilmiş olan Teselya, küçük sınır değişiklikleri yapılmak şartıyla, Yunanistan'a geri verilecek, sınır savaştan önceki duruma getirilecektir.


2- Yunanistan, Osmanlı Devleti'ne 4 milyon lira savaş tazminatı, ayrıca savaş sırasında halka verdiği zararlara karşılık 100 bin lira tazminat ödeyecektir.

3- Osmanlı Devleti, savaş tazminatının ödenmeye başlanmasından bir ay sonra Teselya'yı boşaltacaktır.


Osmanlı Devleti, Avrupa devletlerinin baskısıyla yapılan bu anlaşmayla savaş meydanında göstermiş olduğu büyük başarıdan yararlanamamış, masabaşı diplomasisinde kazandıklarını kaybetmiştir.

Bu savaşın ve zaferin anısına 1898 Yılında Tesalya Hatıra pulları çıkartılmıştır. Bu pulların en büyük özelliği dünyadaki ilk Hexoganal pul olmalarıdır. Bu pullar 13.1/2 dantel olarak çıkartılmıştır.F akat çok sayıda 11.1/4 dantelli sahte olanları da mevcuttur.


Bu pullarda 9.4 - 17.4.1334 (21.4 - 29.5 1898) tarihli aşağıda belirtilen Özel ve ilk gün damgaları kullanılmıştır.


Baba Boğazı                                                                       (Baba Boghazı)

Çatalca (Pharasala)
Domoke (Domokos)
Fener (Phanarı)
Golos (Volos)
Kalabaka (Kalabaka)
Kardiçe (Kardhitsa)
Tırhala (Trıkhala)
Turnova     (Tournovos)
Urumye (Halmyros)
Velestin (Velestinon)
Yenişehir (Larissa)
Yenişehir Yenicesi                                                            (Larissa Yenidje)




TESALYA’DA İLK GÜN DAMGASI KULLANILAN YERLER


Baba Boğazı (Baba Boghazı),Çatalca (Pharasala),Domoke (Domokos),Fener (Phanarı),

Golos(Volos),Kalabaka(Kalabaka),Kardiçe(Kardhitsa),Tırhala(Trıkhala),Turnova(Tournovos)
Urumye (Halmyros),Velestin (Velestinon),Yenişehir (Larissa), Yenişehir Yenicesi (Larissa Yenidje


Pullardan örnekler

 




İlk Gün Damgaları Örnekleri

Yenişehir – LARİSSA Damgalı örnekler.




GOLOS- (VOLOS) – damgalı örnekler.




VELESTİN (Velestinon), damgalı örnekler.



ÇATALCA (Pharasala ) damgalı örnekler



Sahte pul örnekleri

 

 

 


Gerçek olan




Sahte olan (PIASTRES yerine PIASTBES ) yazılı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TÜRK POSTA PULLARI TARİHİ


Osmanlı İmparatorluğu Dönemi:

 

Osmanlı İmparatorluğu, sultanının batıda Viyana kapılarından doğuda Basra Körfezi'ne kadar hükmettiği, egemenlik alanının içinde

Kuzey Afrika ve Karadeniz sahillerinin olduğu en geniş sınırlarına, 1648 yılında ulaştı.
Ne var ki, Malta'da alınan kesin yenilgi ile batıda daha da ilerleme yolu tıkanmıştı. Rus Savaşı yenilgisinden sonra başlayan gerileme, 1774 yılından I. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar düzenli olarak sürdü. Osmanlı
İmparatorluğu'nda ilk pulun basıldığı 1863 yılında, (Güney Yunanistan hariç) Balkanların tamamına yakını ile Yakın Doğu'nun büyük bir bölümü hâlâ imparatorluk sınırları içindeydi. Bu nedenle en başarılı pullar,

toprak kayıplarına neden olan antlaşmalarda ve belgelerde kullanılmıştı..

 

Postanın Tarihi:

El sürşarjlı Türk pullarının bilinen ilk örnekleri 1840 yılından kalmadır ve muhtemelen bu tarihten önce eyalet başkentleri arasında tek bir posta
servisi hizmet veriyordu. Posta taşıma (kurye) hizmetlerini düzenleme
hakkı 1720 yılında Rusya'ya, 1739 yılında da Avusturya'ya verildi.
İstanbul'daki ilk postane bu iki ülke tarafından 1748 yılında kuruldu.
1840 tarihinden önce, İngiltere, Fransa ve İtalya İmparatorluk sınırları
içinde posta hizmeti vermeye başlamışlardı. 1914'e kadar İmparatorluktan
gönderilen postanın tamamına yakını bu ülkelerden biri tarafından taşındı.

Azınlıkların kendi posta servislerini kurma hakları "Kapitülasyonlar"
sayesinde gelişti. 1535 yılından beri, ticaret amaçlı antlaşmalarda
müzakere edilerek bir sonuca bağlanan ve belirli bir bölgenin dışına taşan
bir takım yeni haklar sağlanmıştı. Kapitülasyonlar 9 Eylül 1919 tarihinde
kaldırıldı ve yabancı posta işletmeleri kapatıldı. 10 Ağustos 1920 - 24
Temmuz 1923 yılları arasında kapitülasyonlar bir kez daha yürürlüğe
girince, yabancı postaneler yeniden açıldı.

 

Türkiye

İLK PULLARIN BASIMI Mayıs 1863

KURLAR/TEDAVÜL
1863, 40 para = 1 piastre.

1929, 40 para = 1 kuruş.

100 kuruş = 1 lira (TD).

1942,100 para= 1 Kuruş.

1947,100 kuruş= 1 lira.


Osmanlı Döneminde Türkiye'de Avusturya Postaneleri


İLK PULLAR Türk 1863

İLK PULLARIN BASIMI 1 Haziran 1867.

KURLAR/TEDAVÜL
1863, 100 Soldi = 1 Florin.


Pasarofça Antlaşması (1721) sonrasında, kara yoluyla yapılmak üzere
kurulan posta taşıma servisi, 1739 yılında tanındı. 1748 yılında
Galata'da, İstanbul Elçiliğinden bağımsız olarak ayrı bir Avusturya
postanesi açıldı ve bu hizmet İzmir'e kadar genişledi. 1836'dan sonra
posta, merkezi Trieste'de olan Avusturya Lloyd Steam Navigation Company
tarafından taşındı; şirket, müdürlerini kendi temsilcilerinden seçtiği
Türk Postanelerini işletme hakkına sahipti. 1863-7 tarihleri arasında
Lombardy-Venetia ('Avusturya İtalyası) pullarının kullanılması: Basım
tarihleri: İstanbul, 1 Aralık 1863. Tuna Eyaletleri, 17 Şubat 1864. Diğer
Levant postaneleri, 14 Nisan 1864.
Osmanlı Döneminde Türkiye'de Rus Postaneleri



İLK PULLAR Rus, Kasım 1862.

İLK PULLARIN BASIMI 1 Ocak 1863.

KURLAR/TEDAVÜL

1863, Rusça olarak.

1900, 40 para = 1 piastre.

1721'den itibaren İstanbul ile Petersburg arasında konsolosluk postaları
taşınmakta olsa da, ilk düzenli Rus posta servisi, Kutchkuk Kainaji
Antlaşması'nın (1774) sonucunda kurulmuştur. İstanbul Pera'da bir
konsolosluk postanesi açıldı ve 1779 yılından başlayarak bir posta gemisi Kherson ile İstanbul arasında düzenli seferler yapmaya başladı. Ve 1781'de bir karayolu posta güzergâhı (İstanbul-Giurgiu-Bükreş-Focsani-Jassy-Bratislava) hizmete girdi. Ancak bu hizmet, 1787-92, 1806-12, 1828-9 ve 1854-6 yılları arasında süren çeşitli
savaşlar yüzünden, belirtilen tarihlerde durduruldu. Kırım Savaşı'ndan
sonra, 1856 yılında, Rusların verdiği bu hizmet, İstanbul Galata'da ve
uğranılacak diğer tüm limanlarda bulunan postanelerle birlikte, RUSSKOE OBSHHCHESTVO PAROKHODSTVA İ TORGOVLI - ROPİT (Rus Ticaret ve Denizcilik Şirketi) isimli bir şirkete devredildi. İstanbul'da 1859 yılından, ROPİT gemilerinde ise 1862 yılından itibaren el sürşarjlı pullar kullanıldı. Postaneler arasında doğrudan taşımalar yapılıyordu ve tüm harici posta,  Rus İmparatorluğu postanelerine Odessa üzerinden yollanıyordu. 1862 yılında, her liman kenti için ayrı bir rakamlı damga tahsis edildi.

 

Örneğin, Batum için 777, Trabzon için 778, Midilli için 779, İzmir için
780, Mersin için 781, İskenderun için 782, Beyrut için 783, Yaffa için
784, İskenderiye için 785, Selanik için 787. Sonraki dönemlerde bu
uygulamaya pek çok liman daha eklendi. 1868 Mayısından itibaren ROPİT acentalarının her birine, Rus Yurtdışı Postanesi statüsü verildi ve hâlâ hizmet vermekte olan Rus Konsolosluk Postaneleri kapatıldı. 1909 yılında özel matbaa baskılı sürşarjlar şu postanelerde kullanıldı: Galata,
Trabzon, Rize, Çanakkale, İzmir, Beyrut, Yafa, Kudüs, Midilli, Selanik,
Mont Athos. Türk topraklarındaki tüm Rus postaneleri (1913'te Yunanistan'a devredilenler daha sonra yeniden açılsalar da), 3 Eylül 1914 tarihinde ya da daha öncesinde kapatıldılar Bazı ROPİT acentaları 1919 yılında yeniden açıldı, ne var ki, Beyaz Rusya'nın elindeki gemi azlığı nedeniyle posta servisi iflas edince, pullar da koleksiyonculara satıldı.

Türkiye'deki Fransız Levanten Postaneleri


İLK PULLARIN BASIMI 5 Ağustos 1885.


Türkiye'deki İngiliz Levanten Postaneleri

İLK PULLAR İngiliz, 1854.

İLK PULLARIN BASIMI 1 Nisan 1865.

KURLAR/TEDAVÜL 1863, İngilizce olarak.

1900, 40 para = 1 piastre.


Türk parası üzerindeki spekülasyonlar nedeniyle, pullara 1 Nisan 1885
yılında matbaa baskılı sürşarj uygulanmıştır. İngiliz tutkalıyla
kullanılan bu pullara daha sonra Britanya kuru üzerinden LEVANT yazılı
matbaa sürşarjı uygulanmıştır. 1900 yılında Selanik'te bir ofis açıldı,
fakat sadece yuvarlak posta damgaları kullanıldı. 30 Eylül 1914 tarihinde
tüm posta ofisleri kapatıldı, ancak İzmir posta ofisi 1919-22 arası
yeniden açıldı ve sürşarjsız yapıştırıcılar kullanıldı. 1918-1920
yıllarında İstanbul'da bir İngiliz Ordu Postanesi vardı, ayrıca, 1920'den
1923'e kadar açık kalan sivil bir postane, sürşarjlı pullarla hizmet
sundu.

Osmanlı Döneminde Türkiye'de Alman Postaneleri

İLK PULLAR Kuzey Almanya Federasyonu, 1 Mart 1870 Almanya 1872.
İLK PULLARIN BASIMI 1884.

İstanbul Posta Ofisi 1 Mart 1870'te Pera'da açıldı, fakat 1 Ekim 1877
tarihinde Galata'ya taşındı. Bir şube de, 1 Ocak 1876 tarihinde
Stamboul'da açıldı. Büyükdere (1880-84 ) ve Tarabya (1884-88) şubeleri
kısa ömürlü oldular. 1 Ekim 1898'de açılan Yaffa şubesi ile, 1 Mart 1900
tarihinde açılan Kudüs, İzmir, Beyrut ve Pera şubeleri, 30 Eylül 1914 de
kapandı.

Türkiye'de İtalyan Postaneleri

İLK PULLAR İtalya 1873.

İLK PULLARIN BASIMI İstanbul, 1908.

KURLAR/TEDAVÜL 1908, Türkiye olarak.


1908, Türkiye olarak. Venedik ve Napoli kentleri Levant ile olan posta
bağlantılarını 18. yüzyılda sürdürdüler. 1873 yılında, İstanbul, İzmir ve
Beyrut'ta ilk İtalyan Posta Büroları kuruldu. 1883 yılında bu büroların
faaliyetleri durduruldu. 1901-1908 yılları arasında, bazıları tehdit
yoluyla olmak üzere, İstanbul (Galata, Pera, Stanbul), İzmir, Kudüs,
Selanik ve Valona'da İtalyan Posta Ofisleri açıldı. 1 Ocak 1874 - Aralık
1883 tarihleri arasında, posta taşımacılığında ESTORA sürşarjlı İtalyan
Posta pulları kullanıldı. İstanbul'da koleksiyoncuların yol açtığı kıtlık
nedeniyle İtalyan pulları kullanılıyordu.

Kullanılan Pullar:

İstanbul: İlk bağımsız sürşarjlı (CONSTANTINOPOLI) pullar,
Şubat 1909. Kudüs: İlk bağımsız sürşarjlı (GERUSSALEMME) pulları,
Şubat 1909. Selanik: İlk bağımsız sürşarjlı (SALONICCO) pulları, Şubat
1909.



İstanbul'daki Romanya Postaneleri

İLK PULLAR 16 Mart 1896.

KURLAR/TEDAVÜL Türkiye olarak.


İstanbul'dan konsolosluk postalarını taşımak amacıyla bir Romen buharlı
gemisinde postane kuruldu. Bu postane özel pullar kullandı. 1919 yılında
bu hizmeti yeniden başlatma girişiminde bulunuldu. Gemi 25 Mayısta
İstanbul limanına demirlediğinde, Türk polisi postalara ve pullara el
koydu ve postane kapandı.


İstanbul'daki Polonya Postaneleri

BASILAN İLK PULLAR Mayıs 1919.

KURLAR/TEDAVÜL 1919 Polonya olarak, 100 fenig= 1 marka


Polonya konsolosluğu tarafından Mayıs 1919'da açılan postane 1923 yılında kapandı.



İstanbul'daki Mısır Postaneleri


İstanbul'da 1866 yılında, Beyrut, Khios, Yafa, Mersin, Midilli, Selanik,
İzmir, Trablus, Çanakkale ve Gelibolu'da ise 1870 yılında birer postane
kuruldu. Damgalarıyla birbirlerinden ayırt edilen Mısır pulları
kullanıldı.

İstanbul'daki Yunanistan Postaneleri


1834 yılında İstanbul'da, 1835'te Selanik ve Çanakkale'de, 1857'de Bükreş, İbraila ve Jassy'de, 1860'da Galatz ve Larissa'da Yunan konsolosluk posta büroları açıldı. Konsolosluklardan bağımsız postaneler ise 1849 yılında
İstanbul'da ve 1857'de İzmir'de kuruldu ve bu ofisler Yunan vatandaşlarının postalarını taşıdı. 13 Kasım 1861 - 25 Nisan 1881 tarihleri Arasında Yunan pulları kullanıldı (şehrin adını taşıyan damgalar Yunanca olarak TOYPKIA ile ve küçük harflerle parantez içinde yazılıyordu.)



Adana'da (Klikya)basılan Pullar

 

İLK PULLAR 4 Mart 1919.

KURLAR/TEDAVÜL 1919

Türkiye olarak, 100 fenig= 1 marka Toros Dağları ile İskenderun Körfezi arasında kalan ve Türkiye'nin Adana ilinin bulunduğu bölgeye karşılık gelen Kilikya, 1918 ile 20 Ekim 1921
tarihleri arasında Fransızlar tarafından işgâl edilmişti. Bu dönemde bir kısım pul çıkarılmıştır.

Hatay Devleti Pulları


İLK PULLAR Suriye, 1919.
İLK BAĞIMSIZ PULLAR 16 Nisan 1938.
KURLAR/TEDAVÜL
1938, 100 santim= 1 piastre.
1939, 100 santim=40 para = 1 kuruş
İskenderun Sancağı adıyla 4 Mart 1923 yılında Fransızlar tarafından özerklik verilen Hatay, Osmanlı'nın Suriye eyaletinin kuzey bölümünü
oluşturuyordu. Fransız-Suriye ortak idaresine karşı girişilen bazı isyanların ardından 2 Eylül 1938 günü yapılan halk oylaması, özerk bir
cumhuriyetle sonuçlandı. 30 Temmuz 1939 tarihinde ise Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katıldı. 1918-38 arasında Suriye, 1939'dan onra ise Türkiye pulları kullanıldı.


Anadolu Hükümeti Dönemi'nde Basılan Pullar

İLK PULLAR - Ankara, 1920–1923

İLK BAĞIMSIZ PULLAR 1923. 23 Nisan 1920 yılında Ankara'da BMM kuruluşundan 29 Ekim 1923 Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına kadar geçen dönem, Türk Pulculuk tarihinde
Anadolu Dönemi olarak geçer. Bu dönemde Osmanlı döneminde kullanılan bazı
pullar (ayrıntılar için Katolog bölümüne bakınız) sürşarj edilerek Ankara hükümetince yazışmalarda kullanılmıştır. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Cumhuriyet pulları basılmış ve kullanılmaya başlanmıştır.

 

Ankara Hükümeti Posta Pulları 1922

1922 yılı Türk filatelisi açısından oldukça yoğun bir yıl olmuştur. Ankara hükümeti posta dairesi üç değişik seriyi dolaşıma çıkarmıştır. Bunların kısa tarihçelerini aşağıda ele alırken Osmanlı nonemi Selimiye Camisi serisinin de tarihçesine bakmakta fayda var.

Selimiye Camisi Nonemi




I.G.A. Barabino & Graeve şirketi Osmanlılardan bir iş alabilmek için üzerinde Selimiye Camisinin bulunduğu numuneleri Osmanlılara sunmuştu. İlk sipariş 10.000 adet olarak verilmiş. 100lük tabakalar halinde kalın kağıt üzerine basılan pullar Antalya'ya gönderilmiş ama büyük bir olasılıkla savaş nedeniyle İstanbul'a sevkedilememişti. Başka bir teoriye göre pulları ısmarlayan görevli görevden alınmış, yerine getirilen kişi ise pulların birbirine karıştırılacağından çekinerek pulları piyasaya çıkartmamıştı.

Türk ordusu güneyde bir postanede ele geçirdiği bu pullardan her valörden 3 tabakayı-300 pulu (Pulhan'a göre 5 tabaka-500 pul) kenara ayırmıştır. Bu tabakalardan birer tanesindeki pullar Büyük Millet Meclisi üyelerine dağıtılmış, diğer iki tabaka ise PTT müzesi için ayrılmıştır.



2. Adana




Geri kalan pullardan her bir valörden 6500-8563 adet kadarını Adana'nın kurtuluşunu anmak için Konya Babalık Gazetesi Matbaasında "ADANA - 5 KANUNİSANİ 1338" ibaresi ile sürşarjlanmıştır. Geri kalan pullar ise yakılarak imha edilmiştir.

Ankara hükümetinin bu pullara ihtiyacı kalmamıştı. Cenova'dan gelen yeni pullar (Meclis-i Mebusan ve Cenova Posta Serileri) surşarjlı pullara ihtiyacı azaltmıştı. Bu nedenle bu pullar yetimlere yardım amacıyla kolleksiyonerlere yüzde 25 fiyat artışıyla satılmıştır. Bu yüzden postada kullanılmış pullar oldukça nadirdir. Günümüzde satılan damgalı 2. Adana pullarının bir çoğu sahte damgalıdır. Pulların ise sahtelerine pek rastlanmaz.


Büyük Millet Meclisi Pulları




Büyük Millet Meclisi pulları 200'lük tabakalar halinde çok ince kağıda basılmıştır. İnce kağıt büyük bir ihtimalle baskı masraflarını azatmak için kullanılmıştı. O günün normal posta ücretinin 5 kuruş olduğunu göz önüne alırsak pulların valörlerinin düşüklüğü ilgi çekici (5 paradan 3 kuruşa). Büyük bir ihtimalle bu pullar Haziran 1921 öncesinde sipariş verilmiş ama çeşitli nedenlerden dolayı daha sonra sipariş verilen Cenova Posta serisinin ilk pulları ile hemen hemen aynı zamanda tedavüle çıkmıştır.

 

Cenova Posta Serisi


Cenova Serisi üç değişik kalınlıkta kağıt üzerine basılmıştır. İlginçtir ki bu pullar üzerinde "Devleti Osmaniye Postaları", "Osmanli Postaları" ve "Türkiye Postaları" olmak üzere üç değişik yazı bulunmaktadır.

10 para ve 50 kuruş   Devleti Osmaniye Postaları
1 Kuruş                       Osmanlı Postaları
Diğer                           Türkiye Postaları

1. Baskı - İnce Kağıt
10 para
1 kuruş

2. Baskı - Kalın Kağıt
10 para
1 kuruş
3 kuruş
50 kuruş

3. Baskı - Orta Kağıt
Diğer valörler

Yukarıda dikkat ederseniz 2. Baskı kataloglarda Büyük Millet Meclisi 3 kuruş kalın kağıt olarak da geçen pulu içeriyor. Bu alternatif teoriye göre kısa sürede tükenen düşük valörlü pullar için ikinci bir sipariş yapılmış ve bu siparişle kağıt kalitesinin yükseltilmesi istenmiştir. Barabino Matbaası da buna karşılık olarak 3 kuruşluk Büyük Millet Meclisi pulunu da içeren dört valörü kalın kağıda basmıştır. Diğer valörler ise daha sonra "Devleti Osmaniye Postaları" "Türk Postaları" ile değiştirilerek basılmıştır. 1 kuruşluk pul ise Selimiye Camisi kalıbında olan "Osmanlı Postaları" yazısıyla basılmıştır. "Devleti Osmaniye Postaları" ndan "Türk Postaları" na geçiş ise aynı zamanda Türkiye için de bir dönüm noktası olmuştur. Büyük Millet Meclisinde Osmanlı'dan bir Türkiye yapılaşmasına doğru adımlar atılmaya başlanmıştır.

1 kuruşluk pul yukarıda da belirtildiği gibi hem nonemi Selimiye Camisi serisinde hem de Cenova posta serisinde kullanılmıştır. Dantel ve kağıt farklılığı yoktur. Bu yüzden kalın kağıda basılmışsa damgasız pul olarak ayırt edilmesi imkansızdır. Birçok katalog nonemi 1 kuruşluk Selimiye Camisi pulunu katalogda göstermez.

Derleyen: Uzay Togay

Kaynaklar:
Anatolia, Max Mayo
Pulhan Kataloğu, Pulhan
Stamps of Turkey, Passer
Burak Spesiyalize Türk Pulları Kataloğu
Isfila Kataloğu
Pulko Kataloğu

 

 

ATATÜRK DÖNEMİNDE ÇIKARILAN ERGENEKON KONULU PUL


Bilindiği üzere, Milli Mücadele'mizin temeli Türk milliyetçiliğidir. ''Benim hayatta en büyük övüncüm Türk olmaktır'' diyen ulu önder Atatürk'ün en belirgin özelliği, bir Türk milliyetçisi olması idi. Mustafa Kemal Atatürk, Türk milliyetçiliği fikrini devletin bütün kademe ve kurumlarına egemen kılmıştı.

23 Ocak 1922'den 26 Ağustos 1934'e değin, PTT kurumunca basımı yapılan pul serilerinde Bozkurt resmi vardı. Paralarda da vardı.

Atatürk döneminde çıkarılan Ergenekon konulu pulda Türk milletinin milli simgesi olan Bozkurt ile birlikte örs-çekiç ve demirci tasviri bulunmaktaydı. Demirci, Türkler'in Ergenekon'dan çıkış yolu olarak kullandıkları demirden geçeneği bulan ve onu eriterek bir çıkış yolu sağlayan demirciyi temsil ediyordu.(Bu pulun resmi yukaridadir.)

Fakat, Atatürk'ün ölümünden sonra Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk'ün çizgisinden hızla uzaklaştırıldı. Türk milliyetçisi olanlara ve tutsak Türkler'e ilgi duyanlara kafatasçı, ırkçı, Turancı, gerici denildi. Oysa bu lafları edenler unutuyorlardı ki bu devletin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk de bir Türk milliyetçisi idi, o da dış Türkler'le ilgileniyordu...

Atatürk'ün ölümünden sonra türeyen bazı kişiler, Bozkurt resmi görünce cin çarpmışa döndüler. Lenin'e peygamberim deyip, Stalin'e ağıtlar yaktılar. Şanlı Türk bayrağına çekiç-orak koymağa yeltendiler. Üstelik; sonra bir de kalkıp biz Atatürkçüyüz dediler !!!

 

 

Beni Sa`ab Pul'ları


"The Beni Sa`ab Provisional" veyâ "Beni Sa`ab Muvakkat" Pul'u denilen 5 (para) sürşarj'lı 10 para'lık Edirne Pul'larıdır. İlk olarak Holy Land Philatelist'de yayımlanan bir makâle'den nakl ile Kutsal Toprak'lar Filatelisi hakk'ında ilk kapsam'lı kitab'cığı üreten F.W. Pollack'ın "The Turkish Post in the Holy Land" (circa 1965) adlı eser'inde görülmüşdür. Nereden geldiği bilinmeyen bir bilgi olarak, 1917 Aralık Ay'ında bütün bölge'yi kasıb kavuran bir kum fırtına'sı sıra'sında 5 para'lık pul bittiği ve Şam'dan da yeni malzeme gelmediği anlatılarak Arif Bey isim'li bir zât'ın emr'i ile 10 para'lık Edirne Pul'larının sürşarj'landığı anlatılmakda hattâ sürşarj'ın tip'i dahî târif edilmekde. Daha da ilginç olan konu; kitabcık'da resm'i verilen 20 Para'lık Posta Kart'ına yapıştırılmış iki aded bu 5 para sürşarj'lı pul görülmekde. İyi hoş da; 10 para'lık pul'un kendi'si sürşarj'lanmamış olarak var iken bunlar niye yapıştırıldı sual'ine bir cevab bulmak oldukca zordur. Pollack'ın bir sahife sonra Beni Sa`ab ve Tûl Kerîm'i anlatır iken düşdüğü ve bilgisizlikden doğan hatâ'ları belki kabûl edilebilir ama; Osman'lının Tortum damga'sının Fransız'ca kısm'ını silib Tûl Kerîm diye ileri sürmesi pek öyle ciddî bir davranış olarak görülemez. Hem de kalan Türk'ce kısm'ında Tortum kelime'si apaçık okunabilir iken.


Bu konu ile ilgi'li olarak söylenebilecek;

1)      Beni Sa`ab kazâ'mızın idâre merkez'i Tül kerîm kasaba'sı idi.
2) Osman'lı posta "Nomenclature"ünde Beni Saab (Toul Kerîm) olarak bilinen bu posta hâne'de Tûl Kerîm ad'ı hiç bir zaman kullanılmadı.
3) Şu an'da bilinen [Beni Sa`ab Posta Şu`be'si  1295], [Posta ve Telgraf Hâne i Beni Sa`ab  1328] mühür'leri ile bir de küçük dâire çift lisan'lı [Beni Saab] damga'sı vardır.

2)     
4) Osman'lı Posta İdâre'sinin pul dağıtım'ı Vilâyet Merkez'lerinden Sancak'lara oralardan da Kazâ'lara yapılır idi. Beni Sa`ab Kazâ'mız Beyrut Vilâyet'inin Nablus sancağına bağ'lı olduğuna göre; Pollack'a göre bu bulunamayan 5 para'lık pul'ların Şam'dan gelmesi olanaksızdır. Gelse gelse ancak 27 km doğu'da kalan Nablus sancak merkez'inden, hadi bilemediniz Beyrut'dan gelmesi gerekir idi.
5) Türkiye Cumhûriyet'i Genel Kurmay Başkanlığının bastırdığı Harb Târih'i seri kitab'larından Sinâ ve Filistin Cebhe'si harekât'ını anlatan 2. Cild'de, savaş gün ve gün nakl'olunmaktadır. 1917 Aralık Ay'ında 8. Ordu cebhe'sinde savaş nerede ise her gün devâm etmiş; sıkıntı doğuran iki gün, yâni 7 ve 8 Aralık'da sa`dece yağmur yağmışdır. Zâten kış ay'larında Kum fırtına'sı olanağı bulunmadığı gibi; Nablus ve Tûl Kerîm civâr'ında kum çöl'ü de yokdur. Tam ters'ine Filistin'in en zengin tarım alan'larıdır.

 

 

 

Not: Bu sözlük, sitenin anlamına uygun olarak, mümkün olduğunca fazla bilgi verilebilmesi mantığıyla geniş tutulmuştur. Sitede TRFİLA’nın değerli üyelerinin makalelerinden, PTT’nin filateli sözlüğünden, Yurt içindeki ve dışındaki paylaşım sitelerinden, yaptığım çevirilerden, gene yurt dışındaki filateli sitelerinin resimlerinden  mümkün olduğunca fazla yararlanılmış ve derli toplu bir bilgi kaynağına sahip olunabilmesi hedeflenmiştir.